| NEKROPSİ |
|
|
|
| Haberler - DEĞİŞİK MÜZİKLER | |||
|
Çoğunlukla festivaller ve üniversite etkinliklerinde çalmaya yönelen topluluk 1998’de Jimmy Page ve Robert Plant ikilisinin İstanbul konserinin ön grubu olarak sahne aldı. 2000’e kadar çok sayıda yurtiçi ve yurtdışı konserle hatırı sayılır bir dinleyici kitlesi edinen Nekropsi, Alanis Morisette’in ön grubu olarak yer aldıkları 2001 tarihli konserin ardından verdikleri aradan sonra, grup üyeleri müzik-ses-sanat dünyasında değişik mecralarda yollarına devam etti. Bir süre sonra tekrar biraraya gelme kararı alan grup, Kurban grubunun basçısı Kerem’ i de yanlarına alıp yıllardan beri beklenen albümü 2007 başında yayınladı. Kayıttan kapağa (bu arada kapak fotoğrafında sanılanın aksine hiçbir photoshop marifetine sığınılmadı) kendi prodüksiyonları olan albümden ‘Harf Devrimi’, ‘Erciyes Şokta’, ‘Papa’, ’Baba’ ve diğer sürprizler Türkiye ve yurtdışında şimdiden radyoları ve müzik sistemlerini bolca meşgul ediyor. Grubun şarkıları kendi sitelerinden veya myspace sayfalarından dinlenebiliyor. Radyo Eksen'e verdikleri röportajdan: Cem: “Dört kişi ilişki içinde olduğu için dinamikleri iyice farklı oluyor. Bir şey sarpa sarınca toparlaması da güç oluyor. O yüzden ara vermek iyi oluyor. Buluştuğumuz zaman çok daha iyi çaldık. Çaldığınız andaki his çok önemli. Herkes belli bir zaman geçiriyor. Zamanını kullanıyor istediği gibi ve özleyip buluşuyor. 2005’in Mart’ına kadar beraber müzik yapmadık. Ayrı ayrı birşeyler yaptık ama Nekropsi olarak hiçbir şeye el sürmedik.”2004’te bir araya gelmelerine arkadaşlarının kır düğünü ön ayak olmuş. Bu arıza şarkıların yaratıcılarını düğün sahnesinde gözümüzün önüne getirmek de zorlanabiliriz belki ama bu düğün grubun bugününün belirleyicisi oldu çünkü grup ilk defa o düğünde Kerem’le çaldı. 2005 yılında ise ODTÜ’den rock müzik şenliği için gelen yoğun ısrara karşı grup teslim olmuş, Hollanda’da olan Cevdet iki günlüğüne konser için Türkiye’ye gelmiş. Bu konserle de eski heyecan gruba geri dönmüş ve “biz bu işi ölene kadar yaparız” diye düşünmüşler.
Son albüm “Sayı:2 On Yılda Bir Çıkar”, aslında kısa zamanda ortaya çıkmış bir albüm değil. İnişli çıkışlı, gidip gelmeli uzun bir sürecin ürünü denebilir. Çünkü bu arada da yurt dışına çıkmalar, albümle uğraşmalar, ara vermeler olmuş. Kayıtlardan çok, albümün son haliyle uğraşılmış. Albümün post prodüksiyonu gruba hayli stresli anlar yaşatmış. Cevdet : “EMI şirketine acil demo yapmamız lazımdı. Ben hemen bir mix yaptım, şimdiki sound çıktı. Mi Kubbesi’ni bilenler şarkıların bazılarını hatırlayacaklardır. Papa, Baba gibi yeni parçalar var. Papa dışında hiç vokalli parça yoktu. Tolga ile bir söz okuduk, gaza gelip başka sözler yazdık. Bu albümün en büyük sürprizi de bu.” Cem: “Albüm üç defa yapılmış gibi oldu. Kayıtların bitmesiyle, albümün çıkması arasında çok büyük zaman var. 98’den beri yapılıyor aslında bu albüm. “ Nekropsi yurt dışında olsaydı, tozu dumana katardı gibi söylemler için Cevdet, “şuan burada bizim çok benzerimiz olmadığı için Nekropsi , Nekropsi oldu. Belki yurtdışında karışıp gidecektik. Bu müziğin orda yapılması imkansız çünkü buradaki müzikten de etkiler var. 97 yılında kafayı bozup Londra’ya gitmek gibi bir düşüncemiz oldu Tolga’yla.” Cem: “Gittik yurtdışına birkaç konser falan verdik ama grup buralı olmaktan mutlu. Şurada olsaydık, şöyle olurdu gibi muhabbetler yapmadık hiç.” Albümün ilk parçası Harf Devrimi Fransa’da kaydedilmiş. EMI ve Sony’nin menajerleriyle görüşmeler olmuş fakat depremin olmasıyla apar topar buraya dönmüşler. Bir anlamda basiretleri bağlanmış ve herşey yok olmuş. Kerem: “Çok eskiden Moğolların Fransa’ya gidişi ve albümlerinin orada yayınlanması var. Nekropsi’nin Fransaya gidişi de Türkiye’den o tip bir çıkışın ikinci dalgası olabilirdi.” Röportajın devamı için lütfen buraya tıklayınız.
|
|||
| Son Güncelleme: Salı, 08 Aralık 2009 14:07 |